Çisil Akar | Hatha Yoga

1991 Yılının sonbahar aylarında başlayan hayat yolculuğumda 18 yaşımda eğitim hayatımın bitmesi için can atarken kendimi İzmir’den Ankara’ya giden bir yolda buldum. Arkamda arkadaşlarımı ailemi ve diğer bütün sevdiğim şeyleri bıraktım. 4 yıl süren bu macera dolu sürenin sonunda kokusunu her gün daha şiddetle özlediğim evime geri dönerek kurumsal hayata sert bir giriş yaptım.

Öyle çok sevdim ki plazaları, şık kıyafetleri, toplantıları… Dahası olmalı diyerek kurumsal dünyanın direği olan insan kaynakları alanına yönelerek yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Bu süre zarfında yaptığım her şeyi düşünme fırsatım oldu. Aslında istediğim şeyler benim gerçekten istediğim şeyler miydi?

Düşünceler kum tanelerinden kum tepelerine dönüşürken ben ardını göremez oldum. Yaşadığım tüm olayları sorgulamaya başladım ve çıkış yolunu bulamıyordum.
Yıllar öncesinde sadece egzersiz olarak gördüğüm yoga ile yeni benliğimle tekrar tanışmalıydım. Kendi uygulamalarımın etkilerini gözlemleyince bu yolda yürümek istediğime karar verdim.

Yoga bana öncelikle zihnimin, bedenimin, alıp verdiğim nefesin kıymetini anlattı.

Her geçen gün çevremdeki her şeyi daha fazla sevmeye başladım ve bunu paylaşmam gerekiyordu.

Bitti sandığım eğitim hayatımda aslında yeni başlıyordu ve yoga hayatın kendisiydi. Hayat bitene kadar eğitimde bitmeyecekti. Temel seviye yoga eğitimim ile birlikte “kurumsal” hayatıma veda etmem gerektiğine karar vermiştim. Öyle de oldu…

Biten şeylerin ardından hep daha iyisi gelir derlerdi, benimde son kurumsal imzamın ardından çalan telefon ile bu söz kendini bir kez daha doğruladı.
Aslı Başar hocam ile yollarımız kesişti ve ben artık gerçek anlamda olmak istediğim yerdeyim.

Yoga benim için sonunu göremediğim, yüce ağaçların olduğu, gözlemleyerek ilerleyebileceğim bir yol. Bu yolda karşılaşmak dileğiyle.
Sevgilerimle,
Namaste.